MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İşyeri dokunulmazlığının ihlali, nitelikli mala zarar verme ve hırsızlık
HÜKÜM: -Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, nitelikli mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından hükümlülük,
Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... haklarında işyeri dokunulmazlığının ihlali, nitelikli mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından beraat,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazla ilgili olarak mahalinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Temyizin kapsamına göre, katılan kurum vekilinin suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçundan kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla, bu hükümlerle sınırlı yapılan incelemede;
6545 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle, 5237 sayılı TCK.nun 152. maddesinde yapılan değişikliğin, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu Kanun değişikliğine göre, 5237 sayılı Kanun'un 152. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresinin “dört” şeklinde değiştirildiği, buna göre, 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 2 ve 152/1-a maddelerine göre, kamu malına zarar verme suçunda 15-18 yaş aralığındaki çocuklar açısından; asli zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirlenen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin, son kesen usulü işlem olan suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 10.08.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 66/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Temyizin kapsamına göre, katılan kurum vekilinin sanık hakkında kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçundan kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla, bu hükümlerle sınırlı yapılan incelemede;
Mahkemece, kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan kurum vekilinin, suçların sabit olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafinin, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy