Parada sahtecilik suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/1, 52 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2010 tarihli ve 2010/156-140 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlediğinden bahisle, önceki hükmün açıklanmasına, sanığa atılı ilk suç ile deneme süresi içerisinde işlediği ikinci suç parada sahtecilik suçu olması, suçların arasındaki zaman diliminin kısa olması ve her iki suçu kesintiye uğratan iddianame bulunmaması nedenleriyle, mükerrer cezalandırmayı önlemek bakımından sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/1, 52 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/70-226 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına gerekçe gösterilen İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/171 esas sayılı dosyasında yargılanan sanığın farklı bir kişi olduğu nüfus kayıtlarından anlaşılmakla, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21.08.2017 gün ve 2017/4399 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 gün ve KYB/2017-50751 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın incelenmesinde ... ve ... oğlu 1988 doğumlu ... hakkında 16.03.2007 tarihinde işlediği parada sahtecilik suçundan İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında sanığın 01.11.2007 gün ve 2007/306-431 sayılı kararıyla cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz üzerine Dairemizin 20.01.2010 tarihli ilamıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bozulduğu, yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 19.04.2010 gün ve 2010/156-140 sayılı kararıyla mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 26.05.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde 22.10.2012 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle mahkemesince yapılan ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı ve 29.09.2016 gün ve 2016/70-226 sayılı kararla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasına dayanak gösterilen ilamdaki sanık ile inceleme konu dosyada yer alan sanığın aynı kişiler olduğu ancak; mahkemece ceza tayin edilirken sanığın benzer eylemleri nedeniyle alt sınırdan uzaklaşmasına karar verildiği ve teşdit nedeni olarak da sanığın daha önce yargılandığı İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/171 Esas-2008/484 Karar Sayılı dosyasını gösterildiği ancak; bu dosyada yargılanıp cezasını infaz eden kişinin ... ve ... Oğlu 1977 doğumlu ... olduğu, dolayısıyla her iki dosyadaki sanığın isim ve soy isim benzerliği haricinde ilgilerinin bulunmadığı anlaşılmakla ;
Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan hüküm kurulurken sanık ile ilgisi bulunmayan İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/171 Esas-2008/484 Karar sayılı dosyasının alt sınırdan ayrılma gerekçesi olarak gösterilmesi suretiyle fazla ceza tayini hususuna yönelik olarak kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.