Mala zarar verme ve hakaret suçlarından şüpheliler ..., ... ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.01.2017 tarihli ve 2016/2921 soruşturma, 2017/137 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2017 tarihli ve 2017/1224 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekinin, şüphelilerin sahibi olduğu .... ... Madencilik İnşaat Mühendislik Turizm Ticaret A. Ş. isimli firmadan alacağını tahsil amacıyla yaptığı icra takibi sonucunda, şirkete ait taşınmaz ile üzerinde bulunan fabrika binasını ihale neticesinde satın aldığı, ancak 16.01.2017 tarihli Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2013/109 Tal. sayılı Tahliye Tespit ve Teslim Zabıt Varakasından da anlaşılacağı üzere, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan fabrikanın boşaltılıp yıkılmış olduğunun tespit edildiği, bu durum üzerine müşteki vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunması üzerine Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığınca “...herhangi bir tespitin yapılmadığı...” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, söz konusu tespitin Cumhuriyet Başsavcılığında olay yerinde yapılacak inceleme veya keşif ile ortaya çıkarılması gerektiği, yine icra dosyasının getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.05.2017 gün ve 2017/2232 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.06.2017 gün ve KYB/2017-34487 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki ... ... vekilinin 02.08.2016 tarihinde Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek, tasfiye halindeki ... Taş Madencilik İnşaat Mühendislik Turizm Ticaret A.Ş. İsimli firmadan olan alacağını tahsil amacı ile Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3799 sayılı dosyası üzerinden yaptıkları icra takibi neticesi 12.05.2014 tarihinde Gölbaşı İlçesi ... Köyü ... Ada ... Parsel de kayıtlı şirket envanterindeki taşınmazı mütemmim cüzleri ile birlikte alacaklarına mahsuben icra dairesinin yaptığı ihale neticesi satın aldıklarını, bu fabrikayı kiralamış olan ... Madencilik İnşaat Müh. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti. yetkilileri şüphelilerin ihaleye itiraz ettiklerini ancak; Gölbaşı İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1 esas sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, ret kararının temyizi üzerine de kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onandığını, ancak şüphelilerin karar düzeltme yoluna gittikleri için ihalenin kesinleşmediğini, şüphelilerin fabrikayı tümüyle söküp götürmekle tehdit ettiklerini belirtmiş, 22.09.2016 tarihli ek dilekçesinde de fabrika binasının bazı bölümlerinin ve içindeki eşyaların tahrip edildiğini belirterek şikayetçi olduğu, soruşturma kapsamında kolluk tarafından şüphelilerin dinlendikleri, şüphelilerin Gölbaşı ... Ltd. Şti'nin ortakları olduklarını, tasfiye halindeki ... A.Ş'nin tüm mallarının ihaleyle satışa çıkması üzerine bu firma ile prefabrik taşınabilir fabrika binası da dahil olmak üzere bir kısım makine ve ekipmanları 24.05.2013 tarihli menkul satış sözleşmesine istinaden 10.12.2015 tarihinde satın aldıkları menkulleri noter kanalı ile Sadettin Yalçın isimli şahsa sattıklarını bu tarihten sonra da menkullerle ilgilerinin bulunmadığını beyan etmişler, şüpheli sıfatı ile dinlenen ... ... da şüphelilerden fabrika binası dahil tüm menkulleri 2015 yılında satın aldığını ifade etmiş, 10.08.2016 tarihinde düzenlenen Olay yeri İnceleme raporunda işletme binasının çatılarının sökülmüş olduğu işletme binası içerisinde bir takım eşya ve malzemelerin bulunduğu, muhtelif makinelerin ise daha önceden boşaltıldığının belirtildiği, Gölbaşı (Ankara) Cumhuriyet Savcılığınca 20.01.2017 günlü kararda “olayın ihale alım satım ve eşyayı götürmeye yönelik tartışmadan ibaret olduğu, bu hususu tarafların hukuki mahkemelerde sonuçlandırıp gerçek sahibi kimse malik olacağı, eylemin hukuki ilişkiden kaynaklanan anlaşmazlık mahiyetinde olduğu ve mala zarar vermeye yönelik herhangi bir tesptin de yapılmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda, dosya içerinde bulunan satışı yapılan suça konu fabrika binasının tamamen yıkılmış olduğuna ilişkin Gölbaşı İcra Müdürlüğünce düzenlenen 16.01.2017 tarihli Tahliye Tespit ve Teslim Zabıt Varakası da göz önüne alınarak ilgili icra dosyası ile olay tarihinde suça konu menkullerin kime ait olduğuna ilişkin tüm belgeler getirtilerek incelenmesi, iddiaya konu yıkım ve zarar verme eylemlerinin kim tarafından gerçekleştirildiği araştırılıp gerektiğinde müşteki vekilinin 22.09.2016 tarihli dilekçesinde isimleri geçen ve olaya şahit olduğu bildirilen kolluk görevlilerinin dinlenmesi, olay yerinde toplanacak deliller ve yapılacak incelemelerin sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 17.02.2017 gün, 2017/1224 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.