Mala zarar verme suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaleti ile 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli ve 2012/341 esas, 2013/208 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı diğer suçlar olan nitelikli hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından vaki temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 08.07.2015 tarihli ve 2014/25140 esas, 2015/12908 karar sayılı ilamı ile “sanıkların yargılama aşamalarındaki ifadelerinde ısrarcı bir şekilde ve tutarlı olarak sanık ...’nin olaya karışmayıp diğer sanığı da engellemeye çalıştığını belirtmeleri ve bu durumunda aksine bir delil olmaması nedeniyle sanık ...’nin atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi” gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilip, devam eden yargılama sonucunda ise Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/598 esas, 2015/945 sayılı kararı ile sanığın nitelikli hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından beraatine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bahse konu suçlarla birlikte işlenen mala zarar verme suçundan da sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.05.2017 gün ve 2017/593 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2017 gün ve KYB/2017-30349 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanık ...'in yüklenen mala zarar verme suçunu işlediğine ilişkin, hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.05.2013 tarih ve 2012/341 esas, 2013/208 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, yüklenen mala zarar verme suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın mala zarar verme suçundan 5271 sayılı CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.