MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın katılana ait kredi kartından rıza dışında birden fazla çekim yapmak suretiyle atılı suçu işlediğinden bahisle açılan davada, sanık suçlamayı kabul etmeyerek anlaşmaları kapsamında yapılması planlanan işlerin karşılığında, rızası dahilinde çekimler yaptığını savunması, katılanın yabancı bankaya ait kredi kartından fazla çekim yapıldığını ikamet ettiği ülkeye gittiğinde haberdar olduğunu ve 12.12.2008 tarihinde Türkiye’ye geldiğinde görüşmek istediğini ancak anlaşamadıklarını belirtip, avukatlarına dava açmaları için talimat verdiğini belirtmesi, şikayetin 06.08.2010 tarihinde gerçekleşmesi, hükme esas alınan Hukuk Mahkemesindeki dava konusunun yapılmayan işlerin tespiti ile ödeme yapılan meblağdan mahsubunun yapılması için açılan alacak davası olduğu, ayrıca kredi kartından fazla çekilen paranın da iadesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucu,eksik işlerin karşılığı alacağa ve kredi kartı ile ilgili olarak tanık Semra Yolcu’nun beyanı esas alınarak fazla çekilen miktarın ödenmesine karar verildiği, yukarıda adı geçen tanığın incelenmekte olan davanın yargılamasının yapıldığı mahkemece dinlenmediği, sanıkla yüzleştirilmediği anlaşılmakla, belirtilen eksikliğin giderilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler, sanığa yüklenen suçun oluşumuna esas alınan görüşün nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK.nun 230. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekirken, bu kurallara uyulmaksızın, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.