Hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.01.2014 tarihli ve 2013/353 soruşturma, 2014/8 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair mercii İSTANBUL 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 tarihli ve 2014/159 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, Burgaz Ada Kalpazankaya mevkiinde bulunan Kır Gazinosunun işletmecesi olan şüphelinin, gazinonun sahile giden kıyı yolunu demir kapıyla kapatıp yoldan sahile inmek isteyen vatandaşlardan geçiş ücreti aldığından bahisle müştekinin şikayeti üzerine şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 05.11.2013 tarihli kolluk tarafından tanzim edilen tutanak içeriğinde söz konusu işletmenin denize olan kısma kadar tel örgüyle çevrili olduğunun belirtilmesi, müştekinin itiraz dilekçesi ekindeki Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün 15.12.2009 tarihli yazısında, sahilin kullanım hakkıyla ilgili Milli Emlak Müdürlüğünün yetkili olduğunun anlaşılması karşısında, sahilin kullanılması ile ilgili şüphelinin başvurusunun olup olmadığı, izin alınıp alınmayacağı ve giriş ücretine tabi olup olamayacağının Milli Emlak Müdürlüğünden sorularak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine yeterli ve yasal gerekçe göstermeksizin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.09.2017 gün ve 8006 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2017 gün ve KYB/2017-54441 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki ... ... ... 26.06.2013 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek Burgaz Ada,... Gazinosu işletmecisi ...'ın Adalar Belediyesi Burgaz Ada Kalpazankaya Mevkinde bulunan gazinosuna yakın kamuya ait, halkın yararlanmasına ayrılan, sahile giden kıyı yolunu demir bir kapıyla kapatıp, söz konusu yoldan sahile gitmek isteyen vatandaşlardan 5'er lira geçiş ücreti almakta olduğunu belirterek şikayetçi olduğu ,İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın yetkisizlik kararına bağlanarak Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan şüphelinin,bahsedilen restoranın işletmecisi olduğunu, bu yeri noter sözleşmesiyle orman işletme müdürlüğünden on yıllığına kiraladığını, restoranın yanında mesire alanı içerisinde bulunan plajında işletmesinin de kendisine ait olduğunu ,müştekinin bahsettiği 5 TL lik ücret alımına ilişkin makbuzun Maliye Bakanlığından alınan makbuz olduğunu ve bu ücreti mesire alınını kullanan müşterilerden makbuz karşılığı alındığını, sözleşme gereği Maliye Bakanlığı tarafından bastırılan makbuz karşılığında mesire alanına giriş ücretini alma hakkının bulunduğunu ifade ederek suçlamayı reddettiği, Cumhuriyet Savcılığının talimatı üzerine kolluk tarafından düzenlenen 05.11.2013 tarihli tutanakla, işletmenin giriş kapısı sağ tarafından denize olan kısma kadar tel örgüyle çevrildiği, vatandaşın sahilden girmesine olanak bulunmadığı bu nedenle mecburen işletmenin giriş kapısından içeri girilip aşağıya inilerek sahile gidilebildiğinin tespit ediliği,Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “şüphelinin söz konusu yeri Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü'nden kiraladığı, ayrıca adres belirterek maliyeden aldığı fişlerle tesise girişi ücretlendirdiği, dolayısıyla da yapılan işte bir keyfiyetten bahsedilemeyeceği ve atılı suçun yasal unsurları yönünden oluşmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda, şüpheliye ait işletmenin kullanım alanı ve sınırlarını gösteren harita,kroki gibi belgelerin bulunup bulunmadığı Milli Emlak Müdürlüğü ve Adalar Belediye Başkanlığından araştırılıp, dosyada mevcut makbuz örnekleri Milli Emlak Müdürlüğü'ne gönderilerek şüphelinin sahilin kullanımı ve geçiş ücreti alınması hususunda izinli ve yetkili olup olmadığı hususu tespit edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 gün, 2014/159 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.