İhbarname No : KYB - 2017/54459
İftira suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarihli ve 2016/374 esas, 2017/277 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.05.2013 tarihli ve 2013/3027 esas, 2013/8144 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, iftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanarak başkası hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlaması gerektiği, somut olayda hakkındaki yakalama kararına istinaden aranan sanığın yakalanmamak için kardeşi olan müşteki ...'ın kimlik bilgilerini vererek, kendisini bu kişi olarak tanıtmak şeklindeki eyleminin TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.09.2017 gün ve 8518 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2017 gün ve KYB/2017-54459 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği; somut olayda, hakkında yakalama emri çıkarılan sanığın, kolluk kuvvetlerince yapılan kimlik kontrolü esnasında hakkındaki yakalama kararının yerine getirilmesini ve işlem yapılmasını engellemek amacıyla kendisini kardeşi olan ...'ın kimlik bilgileriyle tanıtması şeklindeki eyleminin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden,Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2017 tarih ve 2016/374 esas 2017/277 sayılı kararının 5271 sayılı kararının CMK.nun 309/4.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.