Kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.03.2017 tarihli ve 2016/119684 soruşturma, 2017/8880 esas, 2017/6670 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2017 tarihli ve 2017/95 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İSTANBUL 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli ve 2017/308 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheliye isnat edilen mala zarar verme suçunun uzlaşma formunun düzenlendiği 26.09.2016 tarihinde uzlaşma kapsamında olmadığı, daha sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı, bu haliyle formun düzenlendiği tarihte uzlaşma işlemi yapılmayacak olan taraflara bu formun düzenlenmiş olmasının usule aykırı olduğu, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 253. maddesi ile uzlaşma işleminin yapma yetkisinin Uzlaşma bürosuna verildiğinden bahisle iddianamenin iadesine dair karar verilmesi üzerine, mercii tarafından itirazın kabulüne dair karar verilmiş ise de;
Somut olayda, şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 151/1. kapsamında kalan mala zarar verme suçundan taraflara uzlaştırma teklifi yapılmış ise de, uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihte şüpheliye atılı suçun uzlaşma kapsamında bulunmadığı gibi şüphelinin suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan kasten yaralama suçunu, uzlaşma kapsamına girmeyen mala zarar verme suçuyla birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede:
Sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar...” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı, bu hali ile işlediği iddia olunan mala zarar verme suçu yönünden söz konusu kanun değişikliğine göre şüphelinin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan ve anılan Kanun'un 253/3. maddesi gereğince uzlaşma teklifi yapılamayan kasten yaralama suçu yönünden de uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne dair karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.07.2017 gün ve 5370 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2017 gün ve KYB/2017-42250 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca muhtelif suçlara ait temyiz incelemesinin suçlardan en ağırını incelemeye yetkili Daireye ait bulunmasına ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'na 6572 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 14. madde uyarınca oluşturulan Birinci Başkanlık Kurulu'nca hazırlanan ve 27.01.2017 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 20.01.2017 gün ve 2017/1 sayılı kararının Ceza Daireleri İşbölümüne ilişkin ortak hükümlerin 5 ve 7. fıkraları uyarınca, temyiz inceleme görevi Yargıtay Yüksek (3.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 11.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.