MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme ve kasten yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
a- Kasten yaralama suçu nedeniyle hüküm kurulurken uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi,
b- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sabıkası bulunmayan ve yargılama sırasında olumsuz bir durumunun olmadığı belirtilerek takdiri indirim maddesi uygulanan sanık hakkında, "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği" hususu irdelenerek CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken kasten yaralama nedeniyle müştekinin maddi bir zararının tesbit edilemediği gözetilmeksizin meydana gelen zararın karşılanmadığından bahisle CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden ise;
Sanık ... hakkında 22.10.2013 tarihli karar ile yaralamaya teşebbüs suçundan beraat kararı verilip kararın kesinleştiği bu nedenle sanık hakkında uygulanan TCK.nun 151/1. maddesinin uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 253.maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göze uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK.nun 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.