Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ... hakkında 13.07.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanması sonucu verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine TCK.nun 154/1-2. madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine dair; SİLİFKE 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 gün ve 2016/305 esas, 2017/38 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan Hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, dosya kapsamına, mahkemece yapılan keşif ve alınan fen bilirkişi raporuna göre, sanığın köy yoluna tecavüz ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin delilleri takdir ve değerlendirmesinde bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği “11.12.2009” iddianame tarihi olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında “10.10.2009” olarak yazılması,
2- Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanan hükümde, CMK.nun 231/11. madde ve fıkrasına aykırı olarak, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre ise; hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK.nun 53. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.