Mala zarar verme suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 tarihli ve 2011/492 esas, 2011/610 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın müştekiye ait kamyonun kontak kısmını kırıp düz kontak yapmak suretiyle çalıştırıp çaldığının kabulüyle, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala, bu suçu işlemek amacıyla zarar verme eyleminin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturduğu, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2017 gün ve 6816 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2017 gün ve KYB/2017-59776 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçiye ait aracın kontak kısmının kırılması ve düz kontakla çalıştırılması suretiyle gerçekleştirilen zarar eyleminin, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, hükümlünün TCK'nun 151/1 maddesi uyarınca beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.10.2011 gün ve 2011/492 esas, 2011/610 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle hükümlünün mala zarar verme suçundan CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.