Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268. maddesi delaleti ile 267/1 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair BURHANİYE Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2014 tarihli ve 2013/231 esas, 2014/12 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına göre; sanık hakkında iftira suçundan, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.01.2007 tarihli ve 2007/157 sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2008 tarihli ve 2007/119 esas, 2008/407 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olunması karşısında, sanık hakkında aynı eylem sebebiyle Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2009 tarihli ve 2009/233 sayılı iddianamesi ile açılan mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2017 gün ve 2017-7594 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2017 gün ve KYB/2017-60064 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; hükümlü hakkında, 30.08.2015 tarihinde işlediği başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2007 tarihli iddianamesi ile dava açılarak Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 2007/119 Esas, 2008/407 Karar sayılı dosyası ile yargılama yapılıp 10.04.2008 tarihinde hükümlünün cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın temyizde onanarak 08.10.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün aynı eylemi sebebiyle Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2009 tarihli iddianamesi ile açılan davada yargılandığı Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesince 09.01.2014 günü mahkumiyetine karar verilip kararın temyiz edilmeksizin 22.04.2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK.nun 223/7. maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü uyarınca, Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesince aynı fiil nedeniyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.01.2014 tarihli 2013/231 esas, 2014/12 karar sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış bir dava bulunduğundan ikinci kez açılan davanın CMK'nun 223/7. maddesi uyarınca reddine, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın kaldırılmasına ve infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.