MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 50/105 sayılı, 01.06.1999 tarih ve 137/146 sayılı, 10.10.2000 tarih ve 175/193 sayılı, 23.10.2001 tarih ve 226/227 sayılı 30.05.2006 tarih 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, sanık hakkında Ağrı 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın iki ayrı iddianamesi ile "askeri eşyayı tahrip etmek ve müteaddit mukavemet ve kasten yaralama" suçlarını işlediğinden bahisle kamu davaları açıldığı, Ağrı Askeri Mahkemesi'nin 27.12.2007 ve 26.08.2008 tarihli kararları ile atılı eylemlerin "kamu malına zarar verme, yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme" suçlarını oluşturduğu gerekçesiyle görevsizlik kararları verildiği anlaşılmakla; tavsifi yapılan suçlarla bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, sevk ve tavsife göre, "hakaret" suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak,
Sanığın 12.11.2006 ve 14.11.2006 günlerinde Askeri Cezaevinin koğuş camlarını, 18.11.2006 günü ise aynı cezaevinin duvar aynasını kırdığının iddia ve kabulü karşısında, eylemlere konu olan fiiller arasında hukukî kesinti bulunmaması nedeniyle sanığın fiillerinin TCK.nun 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde üç ayrı suçtan hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak,
Sanığın 12.11.2006, 14.11.2006 ve 18.11.2006 günlerinde görevli askeri personellere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğinin iddia ve kabulü karşısında, eylemlere konu olan fiiller arasında hukukî kesinti bulunmaması nedeniyle sanığın fiillerinin TCK.nun 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturduğu sanığın 12.11.2006 ve 14.11.2006 günlerinde görevli askeri personellere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçlarını birden fazla kişiye karşı hukuki anlamda tek bir fiille işlemesi nedeniyle TCK.nun 43/1. maddesi yanında ayrıca TCK.nun 43/2. maddesine göre de artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde üç ayrı suçtan hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.