Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık suçlarından sanık ... hakkında 21.05.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve TCK.nun 245/1., TCK.nun 141/1. maddeleri ve fıkraları uyarınca hükümlülüğüne dair; DERİNKUYU Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 gün ve 2015/24 esas, 2015/74 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. İncelemeye konu dosyada sanık hakkında 21.05.2009 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen bu kararda itiraz süresinin tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiği ancak, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilmeden kararın 12.06.2009 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış olup, 5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekliliği gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.02.2009 tarihinden,temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK.nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. İncelemeye konu dosyada sanık hakkında 21.05.2009 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen bu kararda itiraz süresinin tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiği ancak, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilmeden kararın 12.06.2009 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış olup, 5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekliliği gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği bu nedenle denetim süresinin başlamadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Hükmün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığa yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK.nun 230. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekirken, bu kurallara uyulmaksızın gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy