İftira suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267/1, 267/2, 43/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair BURSA 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2016 tarihli ve 2016/334 esas, 2016/725 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/10/2016 tarihli ve 2016/975 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Kanun yoluna ilişkin olarak benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22/11/2016 tarihli ve 2016/9543 esas, 2016/10644 karar ve Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 07/02/2017 tarihli ve 2016/1691 esas, 2017/533 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, süre tutum dilekçesinde gerekçeli kararın tebliğini isteyen tarafa gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı, sanık müdafii tarafından 30/09/2016 havale tarihli dilekçe ile kararın kendisine tebliğinden sonra itiraz gerekçelerini bildireceklerini belirterek itiraz dilekçesi verilmiş olunması karşısında, gerekçeli kararın tebliğ edilerek, gerekçeli itiraz dilekçesi süresi içerisinde gönderilmez ise dosyanın merciine gönderilmesi gerektiği cihetle, gerekçeli karar tebliğ edilmeden doğrudan incelenmek üzere itiraz merciine gönderildiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.04.2017 gün ve 2017-1620 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2017 gün ve KYB/2017-23953 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanık müdafinin 30.09.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile yüzüne karşı verilen karara itiraz ettiği ve gerekçeli kararın tarafına
tebliğinden sonra gerekçeli itiraz dilekçesini sunacağını belirttiği, ancak mahkemece gerekçeli karar sanık müdafiine tebliğ edilmeden dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere merciine gönderildiği anlaşılmakla; mehkemece gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edilerek, buna ilişkin tebligat parçasının ve verilir ise gerekçeli itiraz dilekçesinin de dosya içerisine konulmasından sonra dosyanın merciine gönderilmesi gerektiği ve belirtilen eksikliğin ikmali için dosyanın mahkemesine iade edilmesi, eksiklik giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin itiraz gerekçelerini sunması beklenmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 gün ve 2016/975 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy