İftira suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi delaleti ile 267/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ADANA 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2016 tarihli ve 2016/117 esas, 2016/535 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 267/1. maddesi gereğince değil de olayda uygulama yeri bulunmayan 268/1. maddesi delaleti ile 267/1. maddesi gereğince cezalandırılması sonuca etkili olmadığından, keza sair kanun yararına bozma istemleri ise, hâkim veya mahkemelerce verilen karar veya hükümlerle ilgili olarak, eksik inceleme, delillerin değerlendirilmesi ve mahkemenin takdirine ilişkin hususlar kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemekle birlikte,
Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesince, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı iftira suçunun Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat tarihi olan 27.04.2015 tarihinde işlendiği dikkate alındığında, bu tarihten sonra 30.11.2015 tarihinde kesinleşen Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2014/80 esas, 2015/70 karar sayılı kararının tekerrüre esas alınmasında ve bu haliyle adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.04.2017 gün ve 583 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2017 gün ve KYB/2017-23970 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; suç tarihinin hükümlünün Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ettiği 27.04.2015 tarihi olduğu anlaşılmakla; başkaca tekerrüre esas sabıkası olmayan hükümlü hakkında suç tarihinden sonra kesinleşen sabıka kaydı esas alınarak 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2016 gün, 2016/117 esas, 2016/535 karar sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hükümdeki diğer hususların aynen muhafazasına, ancak; hükümden TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkarılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 10.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.