Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 25 gün hapis ve 80,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, para cezasının taksitlendirilmesine veya mehil verilmesine yer olmadığına dair Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2017 tarihli ve 2015/716 esas, 2017/124 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesinde, “Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” hükmünün yer aldığı, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmesi için mehil verme veya taksitlendirme yapılmasına olanak sağlayan düzenlemenin sanığın lehine olduğu, söz konusu maddedeki seçenek ödeme şekillerinden herhangi birinin uygulanmasına dair bir karar verilmesi ve anılan maddenin uygulanmaması halinde gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.11.2017 gün ve 11000 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2017 gün ve KYB/2017-65438 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde:
Mahkemece TCK'nun 52/4. maddesinin uygulanmama gerekçesi karar yerinde gösterilmiş olduğundan, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
II- (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde :
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan hükümlü hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 228/1, 62/1. maddeleri uyarınca hükmedilen 25 gün hapis cezasının, TCK.nun 50/3. maddesi uyarınca, TCK.nun 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.04.2017 gün,2015/716 esas, 2017/124 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümlü hakkında 5237 sayılı Yasanın 228/1, 62/1. maddeleri uyarınca hükmedilen 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/3. madde ve fıkrası yollamasıyla 50/1. maddesi uyarınca suçlunun kişiliği, şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den hesaplanarak 500 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın 500 TL ve 80 TL adli para cezaları üzerinden yapılmasına,evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.