MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahallinde, teknik bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak sanığın suça konu katılana ait taşınmazlara tecavüz edip etmediği kesin biçimde saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna dayanılmak suretiyle eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabule ve uygulamaya göre de;
a-Engel sabıkası bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK.nın 50/3. maddesi uyarınca 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırım yada tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK.nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
c-Sanık tarafından farklı parsellere veya aynı parselin değişik kısımlarına yapılan tecavüzünün aynı zamanda ve aynı karar altında olması halinde tek suçun oluştuğu ve tecavüz edilen alanın miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği, farklı zamanlarda farklı parsellere veya aynı parselin değişik bölümlerine tecavüzde bulunulması halinde, suçun kısa zaman aralığında aynı karar altında işlenmesinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aksi halde yani yeni bir suç işleme kararı altında işlendiğinin tespiti halinde ise iki ayrı suçun oluşacağı, ayrıca sanığa atılı suçun temadi özelliği de gözetilerek uygulama yapılması gerektiğinden, somut olayda farklı parsellere tecavüzün aynı veya ayrı bir suç işleme kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
d-Katılanın sanığın amcası olmasına karşın aynı konutta birlikte yaşadıklarına dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 167/2. maddesinin uygulanması;
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 06.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.