MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama
HÜKÜM : - Sanık ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet, iş yeri dokunulmazlığının ihalili suçundan beraat
- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... müdafiinin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık müdafiinin temyizinin, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olup, temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Aynı davada yargılandığı işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan beraat eden, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından ise mahkum olan sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca infazı sınırlar biçimde denetim süresinin de belirlenmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde tekerrür
uygulanmasına ilişkin bölümden "1 yıl süre ile" ibarelerinin çıkartılması suretiyle
sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kasten yaralama suçu yönünden oybirliğiyle, mala zarar verme suçu yönünden ise oyçokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince oybirliğiyle BOZULMASINA, 26.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında mala zarar verme suçunda,
Suç tarihi itibariyle etkin pişmanlık kapsamında bulunduğu için uzlaştırma hükümleri uygulanmayan TCK.nun 151. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçu, bilahare 6763 sayılı kanunla CMK.nun 253. maddesinde yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına alınmıştır.
26.06.2009 tarih ve 5918 sayılı Kanunla CMK.nun 253/3. maddesinde yapılan değişiklik ile “uzlaştırma kapsamında kalan bir suçun bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaştırma hükümleri uygulanmaz’’ hükmü 5918 sayılı Yasanın yürülüğe girdiği 09.07.2009 tarihinde sonra işlenen mala zarar verme suçlarında söz konusu olabileceği, bu tarihten önce işlenen suçlarda uzlaştırma hükümleri uygulanması gerektiği ve bu nedenle uzlaştırmaya ilişkin işlemlerin yapılması gerektiği nedenle hükmün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. Saygılarmızla.26.06.2018
Full & Egal Universal Law Academy