MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, mala zarar verme, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde,
Tayin edilen adli para cezalarının nevi ve miktarlarına göre hükümler, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile eklenen, 5320 sayılı Yasasının geçici 2. maddesi uyarınca, kesin nitelikte olup temyizleri olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde,
Taraflara uzlaştırma teklifi yapılmış ise de, uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihte sanığa atılı tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı gibi sanığın katılanlara karşı suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, uzlaşma kapsamına girmeyen tehdit suçuyla birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu, birlikte işlenen tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile uzlaşma kapsamına alınması ve bu nedenle CMK.nun 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan engelin ortadan kaldırıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK.nun 106/1, 123/1 maddeleri kapsamındaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılanlar vekiliinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy