MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre Cumhuriyet Savcısının lehe olan Yasanın hatalı belirlenmesi ,sanık müdafinin sanığın beraat etmesi gerektiğine ,yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık tarafından temyiz edilen 14.12.2005 tarihli hükümde, hükmedilen hapis cezalarının ertelenmiş olması ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğunun gözetilmemesi,
2-765 sayılı TCK.nun sanık lehine kabul edildiği ve lehe Yasanın bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmolunması suretiyle karma uygulama yapılması,
3-Hükmün açıklanmasıyla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bütün hüküm ve sonuçları ile ortadan kalktığından, emanette kayıtlı paralar hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy