MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç uydurma, hakaret ve tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Alkollü ve bıçak taşıyan bir kişinin çevreye rahatsızlık verdiğinin ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerince yakalanıp polis merkezine getirilen sanığın hastaneye sevkinin yapıldığı ve raporunun alınmasına müteakip hakkında 5326 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca idari yaptırım karar tutanağı düzenlendiği, sanığın ... Devlet Hastanesinin 22.04.2013 saat 03:54 tarihli raporundaki bulgular nedeniyle kolluk görevlileri hakkında şikayetçi olacağını beyanı üzerine de .... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 02.05.2013 tarihli üst yazısı ile olayın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına intikalinin sağlandığı olayda;
.... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 02.05.2013 tarihli Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan yazı ve eklerinde sanığın fiilinin polis memurları hakkındaki işkence iddiası sebebiyle suç uydurma olarak belirtildiği, sanık hakkında düzenlenen soruşturma evrakında hakaret, tehdit suçlarından söz edilmediği,
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 tarihli yazılarıyla sanığın dövüldüğüne ilişkin iddiaların araştırılmasının İl Emniyet Müdürlüğünden istenilmesi üzerine kolluk kuvvetlerince sanık hakkındaki yakalama işlemini yapan polis memurlarının savunmasının alındığı ve kamera kayıtları ile ilgili tutanak düzenlendiği,
Şikayetçi polis memurlarının sanık hakkındaki hakaret ve tehdit iddialarının, kendileri hakkında yapılan soruşturma nedeniyle olaydan çok sonra 02.06.2013 tarihinde ileri sürüldüğü,
CD. görüntü kayıtlarına ilişkin 03.06.2013 günlü tutanağın, ifade alma odasını gösteren ve ses kaydı yapan 2 kamera görüntüsünde sanığın tehdit ve hakarette bulunduğuna ilişkin tespitin yer almadığı,
Sanığa ait....Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 22.04.2013 saat 03:54 tarihli raporuna göre de göğüsten göbeğe kadar uzanan 10x25 cm ebadında ekimoz tespitinin yapıldığı tırnak izinden söz edilmediği anlaşılmıştır.
Polis memurları hakkında Ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de yukarıda yapılan açıklamalar ve maddi deliller göz önüne alındığında CMK.nun 160. ve devamı maddeler gereğince etkin bir soruşturma yapılmamış, sanığın lehine olan deliller toplanmamıştır.
Bu durumda, sanıkla ilgili soruşturma evrakında sanık hakkında hiçbir iddiaları bulunmayan polis memurlarının kendileri hakkındaki soruşturma nedeniyle çok sonraki beyanlarına itibar edilme olanağı olmadığı gibi sanığa ait adli rapor içeriğine göre vücudundaki yaraların yer ve niteliği göz önüne alındığında sanığın üzerine atılı görevliye hakaret, tehdit ve suç uydurma suçlarını işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.