MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, yokluğunda verilen gerekçeli kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği iddiasıyla talep ettiği eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin CMK.nun 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu; 20.05.2016 ve 13.06.2016 tarihli dilekçelerinin de eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde olduğu gözetilmeksizin verilen 23.05.2016 tarihli temyizin süre yönünden reddine dair ek karar kaldırılarak 29.05.2015 tarihli esas hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen kararın duruşmada beyan ettiği adresine 22.07.2015 tarihinde yapılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması nedeni ile usulen geçersiz olduğu ancak, sanığın cezaevindeyken 11.03.2016 tarihli dilekçe ile açık cezaevine ayrılma talebinde bulunduğu, bu kapsamda kararı öğrendiği ve Tebligat Kanununun 32. maddesi uyarınca yapılan tebligat geçerli sayıldığından, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 20.06.2016 günlü eski hale getirme talebi ile vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 10.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy