MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın sabıkalı kişiliği karşısında; TCK.nın 3. ve 61/1. maddeleri uyarınca orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi dosya kapsamına uygun olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanık hakkında katılana ait bankamatiğe sıkışmış kartı çıkartarak zilyetliğine geçirmesi sebebiyle hırsızlık suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüş ve sanık hakkında TCK.nun 58. maddesi uygulanırken hükmolunan cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya göre sanığın, sair temyiz itirazının reddine, ancak;
1- Sanığın 15.01.2015 tarihli savunma beyanında dayısının oğluna söylemesi üzerine müştekinin zararını giderdiğini belirtmesi karşısında, bu husus araştırılıp gerektiğinde katılan ve sanığın zararı karşıladığını iddia ettiği kişinin beyanı alınıp katılanın zararı giderip gidermediğinin tespit edilerek, sanık hakkında TCK.nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan katılan adına çıkartılan ihtaratlı davetiye ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK.nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy