MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Temyiz isteminin esastan reddine, CMK.nun 280/2. maddesi gereğince cezanın kaldırılmasına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
TCK.nun 96/1. maddesinde "bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi..." ibaresi yer almakta; yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise "eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir." denilmektedir.
Somut olayda, sanığın sistematik ve süreklilik arz edecek biçimde olmayan ancak; merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak şekilde, öz oğlu olan yaşı küçük mağduru bir sefere mahsus çırılçıplak soyarak üzerine soğuk su döküp ıslak vaziyette bekletmesi şeklindeki eyleminin TCK.nun 232/2. madde ve fıkrasında düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme gelince;
CMK.nun 286/2-b madde ve fıkrası uyarınca; bölge adliye mahkemesince verilen hükmün, ilk derece mahkemesi tarafından verilen cezayı arttıracak nitelikte olması nedeniyle temyize tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinin "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" hükmü karşısında, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi nedeniyle CMK.nun 170 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, iddianamenin metninde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik bir anlatım olmadığı halde; sanığa TCK'nın 109/2, 3-e maddelerinden ek savunma verilerek kurulan ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 230/1-b. maddesine aykırı olması nedeniyle istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan hükümlere yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK.nun 302/2-4. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 25.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy