Suç uydurma suçundan sanık ... hakkında 09.12.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 271. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair; MERSİN 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 gün ve 2014/276 esas, 2014/541 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının sanık duruşmadan haberdar edilerek değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK.nun 231/11. madde ve fıkrasına aykırı olarak duruşma günü sanığa usulüne uygun olarak bildirilmeden yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, genel muayene raporu'nda ve temyiz dilekçesinde psikolojik rahatsızlığının olduğuna dair beyanının bulunması nedeni ile, TCK.nun 32. maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın suç tarihinde ... isimli şahsın kendisine silah doğrultarak 550 TL parasını yağmaladığını iddia ederek kolluk birimine şikayette bulunması şeklindeki fiilinin, sanığın daha sonra alınan beyanında olaydan iki ay kadar önce kimlik fotokopisini ibraz ettiği ... isimli şahsın çalıştığı işyerinde kendisinden iki adet cep telefonu aldığını ancak ücretini ödememesi nedeniyle patronuna mahcup olduğu için parasını alabilmek adına bu yola başvurduğunun anlaşılması karşısında, yağma suçundan şikayet edilen şahsın gerçek bir kişi olduğu cihetiyle sanığın eyleminin TCK.nun 267. maddesi kapsamında iftira suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5271 sayılı CMK.nun 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan kararın aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. Madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.