6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık ...'nin 6136 sayılı Kanun'un 13/1, Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair AKÇAKALE 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2016/18-99 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
1-Dosya kapsamındaki 04.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanıktan ele geçirilen suça konu silahın 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesinde tanımlanan "vahim nitelikteki" silahlardan bulunması ve buna ilişkin olarak 6136 sayılı Kanun'un 13/2. maddesinde öngörülen cezanın ise "beş yıldan sekiz yıla kadar hapis" olması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği,
2-Ekspertiz raporuna göre, suça konu tabancanın sökülü durumda olan parçalarının atışa engel teşkil etmesi nedeniyle mevcut haliyle 6136 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı, ancak bir silah ustası ya da bu işten anlayan bir kişi tarafından aletli bir müdahale ile eksik parçaların yerlerine takılması halinde 6136 sayılı Kanun'un 12/4. madde ve fıkrasındaki yasak niteliğe haiz, vahim nitelikte ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında; atılı suçun oluşmadığı, buna göre sanığın beraatine ve emanete kayıtlı 6136 sayılı Kanun kapsamında olmayan tabanca ve eklerinin, 5095 sayılı Kanun ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 tarihli ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Sınır aşan örgütlü suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ek ateşli silahlar, parçaları ve aksamları ile mühimmatının yasa dışı üretimine ve kaçakçılığına karşı protokol'ün 6. ve 9. maddeleri'' karşısında müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09.01.2018 gün ve 2016-9496 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 gün ve KYB/2018-2687 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Ekspertiz raporuna göre, suça konu tabancanın sökülü durumda olan parçalarının atışa engel teşkil etmesi nedeniyle mevcut haliyle 6136 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, ancak bir silah ustası ya da bu işten anlayan bir kişi tarafından aletli bir müdahale ile eksik parçaların yerlerine takılması halinde 6136 sayılı Yasa'nın 12/4. madde ve fıkrasındaki yasak niteliğe haiz, vahim nitelikte ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında; atılı suçun oluşmadığı, buna göre sanığın beraatine ve emanete kayıtlı 6136 sayılı Yasa kapsamında olmayan tabanca ve eklerinin, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Sınır aşan örgütlü suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ek ateşli silahlar, parçaları ve aksamları ile mühimmatının yasa dışı üretimine ve kaçakçılığına karşı protokol'ün 6. ve 9. maddeleri'' karşısında müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; hükümlü hakkında Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.01.2016 tarihli ve 2015/4832 soruşturma sayılı iddianamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 13/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına, Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 04.12.2015 tarihli ve 2015/0974 uzmanlık numaralı raporunda hükümlüden ele geçirilen silahın 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesinde belirtilen vahim silahlardan olduğunun belirtilmesine ve mahkemenin de aksi yönde bir kabulünün bulunmamasına karşın, hükümlünün 6136 sayılı Kanun'un 13/2. maddesi yerine 13/1. maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilip, neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek nitelikte bir suçtan dolayı hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 gün, 2016/18-99 esas-karar sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle hükümlünün CMK.nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine; emanette kayıtlı 6136 sayılı Yasa kapsamında olmayan tabanca ve eklerinin, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Sınır aşan örgütlü suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ek ateşli silahlar, parçaları ve aksamları ile mühimmatının yasa dışı üretimine ve kaçakçılığına karşı protokol'ün 6. ve 9. maddeleri'' karşısında TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, 1 no'lu bozma nedenine göre 2 no'lu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 31.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy