MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM: Mahkumiyet ve temyiz isteminin reddi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda 03.03.2010 tarihli mahkumiyet hükmünün 13.05.2010 tarihinde yapılan tebligatın 5271 sayılı CMK'nun 35/3. maddesinde belirtildiği üzere, yoklukta verilen hakim veya mahkeme kararlarının, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişiye bizzat tebliği yeterli olmayıp, kararın ayrıca kendisine okunup anlatılması da zorunludur. Bu durumda, tebliğe ilişkin belgede, kararın okunup anlatıldığına dair bir ibare bulunmaması sebebiyle, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu tespit edilmiş ise de; hükmün süresinde temyiz edilmemesi üzerine mahkemece 21.05.2010 tarihinde kesinleştirme yapıldığı ve 22.09.2013 tarihinde infaz yerine getirilerek 13.12.2014 tarihinde yerine getirme fişi düzenlendiği, sanığın hükümden haberdar olduktan uzun bir süre sonra 16.10.2018 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamedeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın, yoklukta verilen hükme eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin CMK.nun 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin, mahkemenin eski hale getirme talebinin ve temyiz isteminin reddine dair ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen hükmü CMUK'nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz eden sanığın eski hale getirme ile birlikte temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 04.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.