MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 04.06.2014 tarih, 2013/263-2014/110 esas-karar sayılı kararla 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle; bozmaya uyularak toplanan delillere göre; 03.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda tabancanın 6136 sayılı yasa kapsamına girmediğinin; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 16.01.2014 tarihli yazısında suça konu tabanca hakkında ellerinde bilgi bulunmadığının ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın raporunda da gaz ayırıcı parçasında tadilat yapılıp yapılmadığı belirlenemediğinin, ancak özel nitelikli fişekleri atabildiğinin belirtilmesi ile sanıkta tadil edilmiş bilyeli mermi ele geçirilememiş olması ve sanığın tüm aşamalarda suça konu tabancanın kuru-sıkı olduğunu savunarak bozma kararı sonrasında da tabancaya ilişkin fatura da sunması karşısında; sanığın ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanığın beraati ve bizzatihi suç teşkil eden tabancanın müsaderesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi görüşü ile bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilmesi olanaklı görülmüştür.
Bozmaya uyularak toplanan delillere göre; 03.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda tabancanın 6136 sayılı yasa kapsamına girmediğinin; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 16.01.2014 tarihli yazısında suça konu tabanca hakkında ellerinde bilgi bulunmadığının ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın raporunda da gaz ayırıcı parçasında tadilat yapılıp yapılmadığı belirlenemediğinin, ancak özel nitelikli fişekleri atabildiğinin belirtilmesi ile sanıkta tadil edilmiş bilyeli mermi ele geçirilememiş olması ve sanığın tüm aşamalarda suça konu tabancanın kuru-sıkı olduğunu savunarak bozma kararı sonrasında da tabancaya ilişkin fatura da sunması karşısında; sanığın ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, tabanca kuru-sıkı kabul edilerek silah niteliğinde bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c. maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği gözetilmeden sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2-c. maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına”, 21.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy