6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme suçlarından sanık ... hakkında 20.09.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nın 170/1-c maddeleri ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine dair; ERZURUM 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2015 gün ve 2015/80 esas, 2015/178 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamında mevcut Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı raporunda; sanığa ait kuru-sıkı tabancanın, ateşli silah mermilerini atamasa da, özel nitelikteki ateşli silah fişeği durumuna dönüştürülmüş fişekleri atabildiği ve tabanca üzerinde sonradan tadilat yapıldığına dair bir emarenin mevcut olmadığının (imal özelliklerini koruduğu) belirtilmesi ve sanıkta özel nitelikte tadil edilmiş mermi ele geçirilememiş olması ve sanığın tüm aşamalarda suça konu silahın kurusıkı tabanca olduğuna ilişkin savunması karşısında, sanığın savunmasının aksine ele geçen tabancanın vasfını bilerek bulundurduğuna veya sonradan değişiklik yaptığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, sanığın atılı suçtan beraati ve bizatihi suç teşkil eden 6136 sayılı Yasa kapsamındaki tabancanın müsaderesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemeye gelince;
Silah niteliğinde bulunmayan kuru-sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 170/1-c madde ve fıkrasında tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin
gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına, 27.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy