Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve parada sahtecilik suçlarından sanık ... hakkında 27.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 765 sayılı TCK.nun 313/1, 316/3. maddeleri ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine dair; ANTALYA 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2015 gün ve 2015/78 esas, 2015/119 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında cürüm işlemek için Teşekkül oluşturmak ve parada sahtecilik suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 18.02.2011 tarihinde yapılan tebligatın daha önce adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması, ayrıca sanığın atanmış müdafisi olduğu, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması öncesinde verilen kararın sanık müdafi tarafından temyiz edildiği halde, 27.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanık müdafine usulüne uygun tebliğ edilmediği ve sanığa Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçersiz olduğu, 27.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu nedenle kesinleşmediği anlaşılmakla;
I- Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen “parada sahtecilik ” suçunun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyetine karar verildiği 13.04.2006 tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESINE,
II- Sanık hakkında cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen “cürüm işlemek için Teşekkül oluşturmak” suçunun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyetine karar verildiği 13.04.2006 tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği cihetle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy