Suç uydurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, sanık hakkında anılan Kanun'un 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbiri uygulanmasına dair Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 tarihli ve 2013/164 esas, 2013/789 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinin “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, cezai ehliyeti olmayan sanığa müdafi görevlendirilmemesinde,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesinde yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan maddedeki istisnai durumlar dışında duruşma açılıp sanığın savunması alınmadan koruma ve tedavi altına alma kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 28.02.2018 gün ve 13876 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2018 gün ve KYB/2018-19327 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyada yer alan Sağlık Kurulu raporuna göre TCK.nun 32/1. maddesi kapsamında akıl hastası olan hükümlüye, 5271 sayılı CMK.nun 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini yoluna gidilmesi gerekirken, müdafii atanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda, sanığa iddianame okunup hakları hatırlatılarak savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, hükümlünün yöntemine uygun şekilde savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle CMK.nun 147. ve 191. maddelerine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 gün, 2013/164 esas 2013/789 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 22.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.