MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet, 5464 Sayılı Kanuna Aykırılık, Tefecilik Yapmak
HÜKÜM : - Sanıklar ... ve ... haklarında Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçuntdan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet
- Sanıklar Abdülkadir Süme ve ... haklarında 5464 sayılı Kanuna aykırılık ve tefecilik suçlarından mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ...'ın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi bankanın duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK.nun 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2- Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi yeterli olup, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmadığı TCK.nun 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçundan ve 5464 sayılı yasa kapsamındaki üye iş yerlerinin rızaları dahilinde başkalarına ait kredi kartlarını kullanıp sahte harcama belgesi düzenlemesi eylemlerinden açılan davalarda;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ,sanıkların nakdi ihtiyacını giderme veya kazanç karşılığı borç para verip vermedikleri, kartları kullanılan sahiplerinin hangi sanıkla anlaştıkları ve işyerlerinin ticari kapasiteleri gerekçede gösterilerek, sanıklara yüklenen suçların oluşumuna esas alınan görüşün nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK.nun 230. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekirken, bu kurallara uyulmaksızın, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ile şikayetçi banka vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy