MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.10.2010 gün ve 2009/346 Esas, 2010/636 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 27.03.2018 gün ve 2017/18995 Esas, 2018/3375 Karar sayılı onama kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6-2013/209223 sayılı itiraznamesi ile sanığa atılı hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine yeter delil bulunmadığı belirtilerek önceki bu suça ilişkin onama kararının kaldırılması talebi ile itiraz edilmesi üzerine dosya daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden Dairemizin 27.03.2018 gün ve 2017/18995 Esas, 2018/3375 Karar sayılı onama kararının düzeltilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı CMUK.nun 308/3 maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın inkara yönelik savunmasının aksine, üzerine atılı suçları işlediğine dair, olay sonrası yakalandığında sanığın adını veren ve hakkında beraat kararı verilen diğer sanık ...’in, eylemi sanığın gerçekleştirdiğine dair beyanı dışında, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, itirazın kabulü ile hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına iştirak etmek mümkün olmamıştır.18.10.2018
Full & Egal Universal Law Academy