MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemenin 22.01.2015 tarihli karar ile dosyadan el çektikten sonra vermiş olduğu 05.02.2015 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu, sanık tarafından verilen 29.01.2015 tarihli dilekçesi temyiz niteliğinde değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hüküm kurulurken gerekçe kısmında dava konusu yapılmayan hırsızlık suçunu işlediğinden bahsedilmesine karşın, gerek kısa karar, gerekse gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu sabit olduğundan sözedilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmakla; hükmün Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230. maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığa yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK.nun 232. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekirken, bu kurallara uyulmaksızın sanığa yüklenen suçun unsurları, delilleri açıklanıp tartışılmadan ve yukarıda açıklanan şekilde gerekçeli kararda hırsızlık suçundan kısa kararda ise hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olacak şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy