MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama, kasten yaralama teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehliyeke sokulması
HÜKÜM: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun niteliği itibariyle açılan davaya müdahil olarak katılma hakkı bulunmayan ve buna rağmen verilen müdahale kararı da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceği cihetle, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin CMUK.nın 317. maddesi uyarınca oyçokluğuyla REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama; katılan ...'a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafinin, atılı suçları işlemediğine ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında "müşteki-şüpheli ...' ın evden çıkarak sokakta yürüdüğü sırada müşteki şüpheli ...' le karşılaştığı, müşteki-şüpheli ...'in yumrukla vurarak doktor raporunda da belirtildiği üzere yaşamını tehlikeye sokmadan basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, müşteki- şüpheli ...' ın da üzerinde taşıdığı taşıma ruhsatlı tabancasını çekerek havaya doğru iki el ateş ettiği", şeklinde anlatılan fiil nedeniyle TCK.nın 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; 2 el tabanca ile ateş etmek eylemini kendisine saldırıp yumrukla vuran ...'ın saldırısını engellemek amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu nedenle iddianamedeki, mahkemeyi bağlamayan nitelemenin aksine eylem TCK.nın 106/2-c maddesinde tanımlanan silahla tehdit suçunu oluşturur. Bu olayın mağduru da ...'dır. Mahkemece verilen katılma kararı da bu nedenle isabetlidir. Nitekim mahkemede, eylemin anlatılan şekilde gerçekleştiğini kabul ederek, sanık ...'un ... tarafından kendisine yönelmiş olan haksız saldırıyı orantılı şekilde def etmek zorunluluğu içinde hareket ettiği sonucuna varmıştır. Ancak bu kabul ve uygulamanın sonucu olarak silahla tehdit suçundan, TCK.nın 25/1 ve CMK.nın 223/2-d maddeleri uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan TCK.nın 25/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Mahkemenin suçun nitelemesini yanlış yapması yargısal denetim yapan Yargıtay'ı bağlayıcı nitelikte olmadığından, doğru olan suç nitelemesine göre suçun mağduru belirlenip, mağdurun katılma kararının yasal sonucu olarak da hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunduğunun kabulüyle vaki temyiz talebine hasren temyiz incelemesinin yapılması gerektiğinden temyiz isteminin reddi yerine, esastan incelenerek, hükmün "beraat" olarak düzeltilerek onanmasına karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan Sayın çoğunluğun (1 nolu) temyiz isteminin reddine dair karara iştirak etmiyorum. 19.12.2019