6136 sayılı Yasaya aykırılık ve taksirle yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk ... hakkında 07.12.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 6136 sayılı Yasanın 15/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 89/1. maddeleri ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine dair; MENEMEN 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2015 gün ve 2014/521 esas, 2015/39 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Katılan vekilinin, suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Katılanın 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan davaya müdahil olarak katılma hakkı bulunmadığından ve buna rağmen verilen müdahale kararı da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, katılan vekilinin bu suça yönelik temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk müdafinin, suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre suça sürüklenen çocuk müdafinin, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelemesinde ise;
Mahkemece kasten yaralama suçundan açılan davada eylem bilinçli taksirle yaralama olarak kabul edilip kesin nitelikte hüküm kurulmuş ise de, katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz isteminde bulunduğu ve bu nedenle hükmün temyiz yasa yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde, sırtından indirmesi için direnç gösterip kendisine vuran katılanı korkutmak amacıyla ele geçen bıçağını katılana doğru tutması bu esnada katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,suça sürüklenen çocuğun doğrudan kasıtla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlediği gözetilmeden, suç vasfının tayininde hataya düşülerek, bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy