MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesine göre "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, sanığın aynı kişiye ait farklı bankalardan verilmiş iki adet kredi kartı ile aynı gün aynı ATM'den çok kısa zaman aralıklarıyla para çekmesinden ibaret eyleminde “değişik zamanlarda” koşulu gerçekleşmediğinden TCK.nun 43. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında açılan kamu davasının yerel mahkemece yapılan yargılaması sonunda başkasına ait kredi kartını izinsiz kullanma suçundan TCK.nun 245/1, 43/1, 168/2, 62. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin kararın TCK.nun 43. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından bozulmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmakla birlikte 27.04.2017 tarihli karşı düşüncemizdeki;
"24.10.2009 günü saat 17:55 sıralarında Tokat Ali Paşa Camii tuvalet içinde abdest alan katılan ...'na askılığa takılı ceketinin cebindeki kredi kartları ve birtakım belgelerin çalındığı, katılana ait kredi kartından saat 18:04 ve 18:08, Oyakbank maaş kartından ise saat 18:07 ve para çekimlerinin Halkbankası ATM'sinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut Halkbankasının cevabi yazıları ve bilirkişi raporlarına göre para çekimlerinin yapıldığı Halkbankası ATM'sine ait görüntü kayıtlarına göre sanığın saat 18:36'da ATM önünde bulunduğunun ve Halkbankası ATM kamera kayıtlarının saat diliminin gerçeği aksettirmediğine ilişkin olarak da dosyada hiç bir belge ve delil olmaması karşısında, bu somut delile itibar edilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, sanığın ATM önünde bulunduğu anlaşılsa dahi mevcut görüntülere göre para çekimine ilişkin hiçbir somut görüntü ve tesbitte sözkonusu değildir.Bilirkişinin, başka banka kayıtları ile karşılaştırılması sonucu kesinlik arzetmeyen kanaate dayalı raporunun mahkumiyete esas alınması olanaklı değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.07.2009 tarih ve 2009/8-72 esas, 2009/198 sayılı kararı ile birçok kararında "Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" yani "kuşkudan sanık yararlanır" kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu da budur." denilmek suretiyle olasılığa dayanılarak hüküm kurulamayacağına açıkça vurgu yapılmıştır. Somut olayda da kesin delillere değil olasılığa dayanılarak hüküm kurulmuştur."
Şeklindeki görüş doğrultusunda sanığın beraati yerine mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmelidir. Bu itibarla suçun sübutu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.11.10.2018