Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 80 gün adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kartal 1. Çocuk Mahkemesinin 11.03.2011 tarihli ve 2009/15 esas, 2011/154 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1.600,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve 2017/8 esas, 2017/436 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayımızda sanık hakkında Kartal 1. Çocuk Mahkemesinin 11.03.2011 tarihli ve 2009/15 esas, 2011/154 sayılı ilamına konu ilk kararın itiraz edilmeksizin 15.04.2011 tarihinde kesinleştiği ve suçun işlendiği 27.08.2008 tarihinden itibaren 4 yıl 4 ay 26 günlük zamanaşımı süresinin geçtiği, İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli ve 2014/69 esas, 2016/634 sayılı kararına konu 2. suçun ise 30.03.2012 tarihinde işlendiği ve söz konusu bu kararın 18.10.2016 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zamanaşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 30.03.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, suç tarihi olan 27.08.2008 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 13.09.2017 tarihleri arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.12.2017 gün ve 2017/12427 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 gün ve KYB/2017-71684 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nun 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının duracağı belirtilmiş olup, incelemeye konu dosyada suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 15.04.2011 tarihinde duran ancak deneme devresinde ikinci suçun işlendiği 30.03.2012 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 12 aylık zamanaşımı süresine durma süresi olan 11 ay 15 gün eklendiğinde, suçun işlendiği 27.08.2008 gününden karar tarihine kadar gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden,İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesi'nin 13.09.2017 gün ve 2017/8 esas, 2017/436 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 22.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.