MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında TCK.nın 154/2. maddesine aykırı davranmaktan açılmış bir dava bulunmamakla,
Sanığın suça konu taşınmazın babasına ait olduğunu bu sebeple kullandığını ve katılanın köy tüzel kişiliği hesabına para yatırıp arazinin adına tahsis edildiğini beyan etmesi karşısında, dava konusu yere ilişkin olarak mahalli ve teknik bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, suça konu tecavüz edilen yerlerin konumu belirlenip, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup, sanığın bu yere tecavüzünün bulunup bulunmadığı ve katılana arazinin kullanımı için verilmiş bir tahsis kararı bulunup bulunmadığı kesin biçimde saptandıktan ve suç konu eylemin TCK.nın 154/2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tespit edildikten sonra, sanığın eyleminin TCK.nın 154/2. maddesi kapsamında hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşması durumunda sanık hakkında ek iddianame düzenlettirilip, birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanığa 5271 sayılı CMK.nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK.nın 154/2. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 03.11.2014 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 12.05.2014 olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca
uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy