MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için failin işlediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve o kişi hakkında iftira atmışcasına soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.05.2017 tarih ve 2014/9-207- 2017/266, 09.05.2017 tarih ve 2015/9-179- 2017/267 sayılı kararları ile birçok kararda, işlediği bir suç nedeniyle fail hakkında soruşturma bulunmaması, kimliği veya kimlik bilgileri kullanılan kişi adına düzenlenen bir belge olmayışı ve soruşturma yapılmamış oluşu ile tüm belge ve tutanakların sanığın gerçek kimliği ile düzenlenmesi halinde fiilin TCK.nun 268. maddesindeki suçu değil 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesinde "Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması" şeklinde tanımlanan "kimliği birdirmeme" kabahatini oluşturacağı hususu açıkça vurgulanmıştır.
Somut olayda, kolluk görevlilerince şüpheli şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda sanık ve yanında bulunan arkadaşı ... isimli kişilerin kimlik kontrolünde sanığın ... isimli gerçek kişiye ait sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ayrıntılı inceleme için sanık ve arkadaşının Asayiş şube müdürlüğüne götürüldüğünde sanığın gerçek kimliğini beyan ettiği, olay-yakalama tutunağı dahil tüm belgelerin sanığın gerçek kimliği ile düzenlendiği, sanığın başlangıçta gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği ... adına hiçbir belgenin bulunmadığı ve bu kişi hakkında herhangi bir soruşturmanının yapılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda sanığın fiilinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 maddesinde tanımlanan "Kimlik Bildirmeme" kabahatini oluşturduğu halde hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy