MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümden önce 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK.nun 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.10.2015 gün, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi'nin 09.06.2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/4987) ve 22.09.2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/1382) kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça konu hassas terazinin bulunduğu odaya, olay gecesi, kamera görüntülerine göre sanık dışında başka kişilerin de girip çıktığı, diğer hammaddeye zarar verilmesi olayında ise odaya girip çıkanların tespit edilemediği durumun sanığın ihbarı ile ortaya çıktığı anlaşılmakla, dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan mahkumiyetine yeter, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olmasına göre sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan ile vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA , 17.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy