Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanıklar ... ve ... hakkında 28.09.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 154/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair; TOKAT 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2017 gün ve 2016/373 esas, 2017/116 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanan hükümde, CMK.nun 231/11. madde ve fıkrasına aykırı olarak, gün para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak;
a- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “05.11.2008” yerine “2005” olarak yazılması.
b- Temel ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli karardaki suç tarihi bölümünden “2005” ibaresi çıkarılarak yerine “05.11.2008” ibaresinin yazılması ve sanık hakkında TCK 154/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında tayin edilen adli para cezasına esas alınan 50 günün 5 güne, TCK.nun 167/2. maddesinin uygulanması ile belirlenen 25 günün 2 güne TCK.nun 62. maddesinin uygulanması ile belirlenen 20 günün 1 güne ve aynı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca tayin olunan 400 TL adli para cezasının ise 20 TL'ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
a- Ceza Genel Kurulunun 2009/10-245 esas, 2010/62 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bozma kararı sanık lehine olsa dahi bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşma gününden haberdar edilmelerinin sağlanması gerektiğinden;
Bozma sonrası, sanık ...‘e duruşma günü usulüne uygun şekilde bildirilmeden yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle CMUK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
b- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “05.11.2008” yerine “2005” olarak yazılması.
c- Temel ceza tayin olunurken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
d- Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıklar hakkında açıklanan hükümde, CMK.nun 231/11. madde ve fıkrasına aykırı olarak, gün para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilmesi.
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 04.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy