MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik
HÜKÜM: - Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarından mahkumiyet,
- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet ve mühürde sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve itiraz merciince de bir karar verildiğinden; dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 esas, 2007/222; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yasa uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcılarının temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310/3. maddesine göre tefhimden itibaren bir ay olup, Üst Cumhuriyet Savcısının 01.02.2012 günü verilen hükme yasal süre geçtikten sonra vaki 02.03.2012 tarihli temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; şikayetçi kurum vekili, sanık ... müdafii ve sanık ...
YIKILMAZ'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV- Sanık ... hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükme gelince;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi kurumun gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK.nun 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2- Sahte olduğu iddia edilen mührün, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne gönderilerek sahteliği konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı mahkemece de tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, şikayetçi kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.