MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hakkında suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezası bulunan suça sürüklenen çocuk... hakkında kamu malına zarar vermek suçunun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sübuta ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin sübuta ve lehe hüküm uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçmasına yardım suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyizine gelince:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nun 292/1, 35/1-2, 31/3, 39/1-2-c, 62. maddelerinin uygulanmaları sırasında hesap hatası sonucu 1 ay 7 gün yerine 1 ay 25 gün hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün A-5. bölümündeki "1 ay 25 gün" ibaresinin çıkarılarak yerine "1 ay 7 gün" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar vermek ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafinin temyizine gelince:
a) Suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen cezadan suça sürüklenen çocuk ...'a TCK.nun 292/1, 35/1-2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün yerine 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin lehe hüküm talebi olduğu gibi kamu malına zarar vermek ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından dolayı suça sürüklenen çocuk ... yönünden adli sicil kayıtlarına göre mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte adli para cezası olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında, hapis cezalarının TCK.nun 50/3. maddesi uyarınca, TCK.nun 50/1. maddesinde belirtilen adli para cezası veya seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
TCK.nun 292/1. maddesinde hükümlü ya da tutuklunun tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçması cezalandırılmış, suçun birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde cezanın bir katına kadar arttırılması öngörülmüştür. Birlikte işlenmiş sayılması için başlangıçtan itibaren birlikte karar alınmış olması zorunlu değildir. Ancak hepsinin (birlikte) firar etmesi gereklidir. Suç oluşturan fiil ise cezaevinden kaçmayı sağlayan serbest hareketli fiillerdir.
Özgü suçlardan olup, suçun faili hükümlü ya da tutuklu olmalıdır. Bu suçta kural olarak, iştirake ilişkin genel hükümler uygulanamayacağı, eylemleri ile firarın gerçekleşmesini sağlayan kişilerin kural olarak bu suçun özgü suç olması nedeniyle (TCK.nun 40/2.) yardım eden olarak sorumlu tutulacağı düşünülse de TCK.nun 294. maddesinde tutuklu veya hükümlünün kaçmasını sağlama eylemi müstakil bir suç olarak düzenlenmiştir. "Failin şerikliğe göre asliliği ilkesi" uyarınca bu kişileri yalnızca TCK.nun 294. maddesinde düzenlenen "kaçmaya imkan sağlama" suçunun faili olarak sorumludurlar.
Nitekim TCK.nun 294. maddesinin gerekçesinde "...Aslında bu fiiller gözaltına alınanın, tutuklunun veya hükümlünün kaçması suçlarına iştirak niteliğitaşımaktadır. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, bunların bağımsız suç olarak tanımlanması gereği duyulmuştur..." ifadesinde yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; iddia ve kabule göre; Bandırma Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın aynı cezaevinde başka suçtan tutuklu olarak bulunan suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte koğuş içerisinde bulunan tuvaletteki pencerenin demir korkuluğu ile PVC pencere kasasını birlikte tekme ile vurarak yerinden çıkarttıkları, bu aşamada suça sürüklenen çocuk ...'in firar etmekten vazgeçtiği, daha sonra aynı pencereden ...'ın suça suça sürüklenen çocuk ...'ın yardımıyla ikinci kattaki korkuluklardan tırmanarak çatıya çıktığı, çatı üzerindeki güvenlik tellerini geçtiği sırada fark edilerek yakalandığı olayda suça sürüklenen çocuk ...'ın eyleminin TCK.nun 294/2. maddeleri kapsamında tamamlanmış suç oluşturduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle CMUK.nun 326/son maddesi gözetilerek hükmün bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun ilamdaki sadece (II) düzelterek onama görüşüne iştirak etmiyorum.
Full & Egal Universal Law Academy