MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa atılı “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, somut olayda; plakası olmayan araç yanında bulunan durumundan şüphe edilmesi üzerine görevli polis memurlarınca kimliği sorulan ve hakkında kesinleşmiş cezası sebebiyle yakalama kararı bulunan sanığın kendisini kardeşi ... olarak tanıttığı, kimliğinin olmaması nedeniyle polis merkezine getirildiği ve hakkında mağdur adıyla yakalama tutanağı ve aynı isimle adli muayene raporu düzenlendiği, sanığın, hakkında çıkarılan yakalama kararının infazını engellemek amacıyla kolluk görevlilerine başkasına ait kimlik bilgilerini verdiği ve bu suretle bir belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunduğu, dolayısıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy