MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühürde sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, parada sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ... haklarında mühürde sahtecilik suçundan beraat
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülük, parada sahtecilik suçundan hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ...'nün gerekçeli kararın tebliği üzerine sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; mühürde sahtecilik suçundan zarar görme olasılığı bulunan şikayetçi ... davadan haberdar edilip, delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK.nun 233/1. ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2- Sahte olduğu iddia edilen mührün, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne gönderilerek sahteliği konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı mahkemece de tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme gelince;
1- Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, 5271 sayılı CMK.nun 217/1. maddesi de dikkate alınarak, belge asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadıklarının kararda tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, ancak belge sayısının TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden ve dosya kapsamına göre suça konu belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair sanık aleyhine bir delil de bulunmaması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden TCK.nun 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, şikayetçi ... vekilinin ve sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı mühürde sahtecilik suçu yönünden sair yönleri incelenmeden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321 ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ayrıca 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 19.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy