MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, eziyet
HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme, hüküm kurulmasına yer olmadığına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşma istemi 5271 sayılı CMK.nın 299. maddesi kapsamında uygun görülmediğinden incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle ve sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçeleri içeriğine göre de sanık hakkında sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve basit cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında basit cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 gün 2018/11-38 esas 2018/113 karar sayılı ilamı doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemelerince ilk derece mahkemeleri tarafından verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak ''beraat'', ''düşme'', "ret", "ceza verilmesine yer olmadığına" gibi verilen kararlar temel hak ve özgürlüklerden biri olan hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek temyize kabil kararlardan olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemece, kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen düşme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görünmeyen temyiz itirazlarının reddiyle 5271 sayılı CMK.nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
2) Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanık müdafinin atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, eylem kabul edilse dahi cezanın TCK.nın 109/1 maddesi uyarınca verilmesi gerektiğine, sanık hakkında TCK.nın 109/3-a ve 109/5 maddelerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, katılan Bakanlık vekilinin üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE, 20.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy