MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; somut olayda,sanığın kızının BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair rapor ve sanığın eşinin şüpheli sıfatıyla alınan savcılık ifadesinde ''eşiyle aralarındaki tartışma sonucu almış olduğu alkolün etkisiyle eşine ve 2010 doğumlu kızına tokat atmış olabileceği'' şeklindeki savunması dikkate alındığında, sanığın iddiaların maddi vakalara dayandığı, şikayet ve beyanlarının Anayasanın 74. maddesinde yer alan Anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Sanığın mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlık göstererek iftiradan döndüğü, bu itibarla hakkında tayin olunan cezadan, TCK.nın 269/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy