MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması gerektiği, somut olayda; uygulama yapan kolluk görevlilerince durdurulan araçta bulunan suça sürüklenen çocuktan kimlik istenilmesi üzerine, mağdura ait sürücü belgesini ibraz ettiği, ancak belgedeki fotoğrafın suça sürüklenen çocuğa benzemediğinin görülmesi üzerine şüphe üzerine suça sürüklenen çocuk ile yapılan mülakatta kimlik bilgileri tekrar sorulunca kendi kimlik bilgilerini verdiği olayda TCK.nın 268. maddesinde tanımı yapılan suçun unsurlarının oluşmadığı, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğunun gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nın 322. ve Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 02.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy